Ukrayna'nın daha birden fazla savaş kazanması gerekecek
Bu hafta Kosova’dan önemli bir haber geldi. Orada, 1998–1999 savaşının ardından kirlenen bölgelerin insani amaçlı mayınlardan temizlenmesine yönelik, yıllardır sürdürülen program tamamlandı. Çatışmaların sona ermesinden bu yana neredeyse otuz yıl geçti, ancak çalışmaların önemli bir bölümü ancak şimdi tamamlanabildi.
Bu haber, Ukrayna’nın geleceği üzerine düşünmeye sevk ediyor. 2026 itibarıyla Ukrayna topraklarının yaklaşık 133 bin kilometrekarelik bölgesinin mayınlar ve savaşın patlayıcı kalıntıları açısından incelenmesi ve temizlenmesi gerekiyor. Bu, ülke yüzölçümünün beşte birinden fazlasına denk geliyor; üstelik çatışmalar hâlâ devam ediyor ve her ay yeni kirlenmiş bölgelerin ortaya çıkmasına yol açıyor.
Söz konusu olan yalnızca mayın tarlaları değil. Patlamamış mühimmat, füze parçaları, misket mühimmatının alt unsurları ve onlarca yıl boyunca ölümcül tehlike oluşturabilecek diğer savaş kalıntıları da tehdit teşkil ediyor. Elli yıl sonra bile Ukrayna’da bu savaşa ait mühimmatların bulunması muhtemel; tıpkı bugün Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde II. Dünya Savaşı döneminden kalma mermilerin bulunmaya devam etmesi gibi.
Bu nedenle mesele, Ukrayna’nın topraklarını mayınlardan temizleyip temizlemeyeceği değil, bunun ne kadar zaman alacağıdır. Henüz kesin bir yanıt yok, ancak söz konusu sürenin bir yıl, hatta beş yıl olmadığı açık. Bölgelerin çoğunda güvenliğin yeniden tesis edilmesi, savaşın aktif aşamasının sona ermesinden sonra on ya da yirmi yıl sürebilir; ülkenin tamamen mayınlardan temizlenmesi ise büyük olasılıkla çok daha uzun zaman alacaktır.
Bununla birlikte, potansiyel olarak kirlenmiş bölgelerin yüzölçümü, mayın temizleme ekiplerinin her metrekareyi fiziksel olarak taraması gerektiği anlamına gelmiyor. Öncelikle kapsamlı bir inceleme yapılması ve tehlikenin gerçekten nerede bulunduğunun, hangi bölgelerde ise toprağın tamamen temizlenmesine gerek kalmadan güvenli bir şekilde insanlara geri verilebileceğinin belirlenmesi gerekiyor. Teknolojiler tam da bu aşamada çalışmaları önemli ölçüde hızlandırabilir.
Dronlar, hava fotoğrafçılığı, uydu verileri, yapay zekâ, manyetometreler ve diğer sensörler şüpheli bölgelerin daha hızlı tespit edilmesine yardımcı olacak. Otonom kara sistemleri ve mekanize mayın temizleme araçları en tehlikeli operasyonları gerçekleştirebilecek; ortak bir dijital harita ise farklı hizmetlerin çalışmalarını koordine etmeyi ve kaynakları daha verimli dağıtmayı sağlayacak.
Bu, Ukrayna için yalnızca insani bir görev değil, gelecek on yıllara yayılan büyük ölçekli bir teknolojik meydan okumadır. Savaş yürütmek için insansız sistemleri çok hızlı bir şekilde geliştirmek zorunda kaldık. Savaş sona erdikten sonra da ülkeyi normal yaşama döndürmek için robotik ve otonom çözümleri aynı hızla oluşturmak zorunda kalacağız.
Bu durum Ukrayna için önemli bir fırsat barındırıyor. Kendi topraklarımızı onlarca yıl boyunca temizlemekle kalmayıp, daha sonra başka ülkelerde uygulanacak teknolojiler, standartlar ve uygulamalar da geliştirebiliriz.
Bu savaşın sona ermesinden sonra, Ukrayna topraklarını yeniden insanlara kazandırmak için en az onun kadar önemli bir başka savaşı daha kazanmamız gerekecek.
Viktor Taran, facebook
Add new comment